29 Ocak 2015 Perşembe

BİRLİK VE DİRLİK ZAMANI

Dilde, Fikirde, İşte Birlik dedi büyük Türk düşünürü İsmail bey Gaspıralı. İşte Birlik olmamız için daha bir fırsat!

Azerbaycan`da 17 Sivil Toplum Kuruluşu Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yanında STK`lara Devlet Desteği Şurasının girişimleriyle 20 Ocak 1990 olaylarını kınamak ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sargisyan’ın savaş suçlusu ilan edilmesi için uluslararası kampanya başlatmıştır.

Aşağıdaki linkleri tıklayarak kampanyaya katılabilirsiniz.
Hadi görelim Türk Milletinin ve dostlarının gücünü, birlik ve beraberliğini. İşte hareket anı gelmiş bulunmaktadır. Hedefimiz en az yüz bin imza!
1)     Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine: 19-20 Ocak 1990 yılında Baküde yapılmış kanlı olaylar tanınsın
2)     Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine: Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sargisyan savaş suçlusu olarak tanınsın
Bir olalım, diri olalım!


Eldeniz ABBASLI 

25 Ocak 2015 Pazar

Muhammet Emin Resulzade ve Bütöv Azerbaycan konferansı

24 yanvar 2015 tarihinde Bütöv Azerbaycan Ocakları’nın (BAO) organizasyonluğu ile "Muhammet Emin Resulzade ve Bütöv Azerbaycan" konulukonferans düzenlendi.
Azerbaycan Devlet Marşı okunduktan sonra katılımcılar 20 Ocak Şehitlerinin hatırası için saygı duruşuna durdular.
 BAO Başkanı Zahir Alisoy açılış konuşması yaparak Azerbaycan’ın mevcut ulusal sorunlarında konuştu.
Konuşma yapan M. E. Resulzade mirasının araşdırıcısı, BAO Merkezi Konseyi üyesi Faik Alekperova: "Her vatandaş yaşadığı memleketin dilini, kültürünü sevmelidir. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kurulması millete yeniden can verdi. Doğrudur o dönemde Kaçarlar devleti de Türk devleti idi, XIX yüzyılın başlarındaki savaşlar da Rus-İran yok, Rus-Kaçar savaşları idi. Kaçarlar bu savaşlarda mağlup olmuştu ve cumhuriyet kurulan dönemde turklukden hayli uzaklaşmıştı. Cümhuriyete Azerbaycan adı verilmekle aslında Güney ve Kuzey Azerbaycan düşüncede bütövleştirildi.  Belki de bugün efsane gibi görünüyor, ama Bütöv Azerbaycan mutlaka kurulacak " - dedi.
Araştırmacı, BAO Merkezi Konseyi üyesi Yasemen Karakoyunlu Resulzade’nin mücadele yolundan konuştu: - "Resulzade'nin siyasi faaliyetleri 1902 yılında Müslüman Gençler Teşkilatı’nı kurması ile başlıyor.  Sonra o meşrutiyet hareketinde aktif yer alıyor. Bu harekat İran'ın bütünlüğünü korumakla bir yenileşme, konstitutsiyon monarşi hareketi idi. Resuzade Türkiye'ye gittikten sonra türkçü ideyalarla çıkış yapmay başlamıştır. Burada Ş. C. Efgani’nin eserlerinin ona büyük etkisi olmuştur. O, hem Çarlık Rusyası'na, hem faşizme, hem komünizme, hem de liberalizme karşı savaşmıştır. O, bugün de bizim için çok önemli olan solidarizm fikrini ileri sürmüştür ".
Vatandaş Hemreyliği Partisi Başkanı Sabir Rüstemhanlı Karabağ savaşından sonra medyada milli değerlerimize, tarihi şahsiyetlerimize karşı savaş ilan edildiğininin altını çizdi: "1918 yılında Azerbaycan sözü ile vatan bütövleştirildi. Azerbaycan tarihinde 5 dahi varsa biri M. E. Resulzade, biri varsa o da Resulzade’dir. Bu gün ulusal cumhuriyetlerin rus İmparatorluğu'ndan ayrılmış olmasının da, Rusya Federasyonu bünyesinde Türk Cumhuriyetlerin olmasının da müsebbibi Resulzade’dir".
Müsavat Partisi Başkanı Arif Hacılı konuşmasında kaydetti ki, Bütöv Azerbaycan düşüncesi romantik arzu olarak değil, gerçek ulusal fikir olarak tebliğ edilmelidir. "Cumhuriyet kurulduktan sadece bir yıl önce de cumhuriyet kurulmasına inanmıyorlardı. Bugün Azerbaycan topraklarının sadece 10 faizinde devlet kurulup, halkımızın sadece 1/6-i bu devlette yaşıyor. M. E. Resulzade, hem Müsavat Partisinin, hem de milli ideolojimiz olan müsavatcılığın kurucusudur. Başka ideoloji aramak gerekmez ".
Daha sonra BAO Merkezi Konseyi üyesi Aydın Madetoğlu, Milli Görüş Hareketi Lideri Şahriyar Mecidzade, M. E. Resulzade’nin torunu Reis Resulzade, BAO Merkez Konseyi üyeleri Rıfat Muradlı, Dilaver Azimli, Paşa Oğuz vb. konu il ilgili fikir ve görüşlerini paylaştılar.
















Eldeniz ABBASLI.

21 Ocak 2015 Çarşamba

Bağımsızlığa giden kanlı yol: 20 Ocak 1990

Azerbaycan Türkleri’nin bağımsızlığa giden yollarında hep kanlı ve zorlu engeller olmuştur. Bunlardan biri de 20 Ocak 1990 katliamıdır.
20 Ocak 1990 gecesi meydana gelen olayların ardından baş veren gelişmeler 1991 yılında bağımsızlığa giden yolu açmış, Azerbaycan tarihinde (1918-1920 arası hariç) bağımsız bir devletin kuruluşunu sağlamıştır. 19 Ocak gecesi Bakü'de bağımsızlık isteyen Azerbaycan Halkının üzerine tanklarla yürüyen Sovyet Ordusu birlikleri silahsız, ellerinde kendilerini savunacak hiç bir şey olmayan Azerbaycanlı direnişçileri ezmiş, gerilerinde aralarında kadın ve çocuklarında olduğu yüzlerle ölü ile çok sayıda yaralı, kayıp insanlar bırakarak artık söndürülmesi imkansız olan bağımsızlık ateşini ateşlemişti. Eski Lenin (şimdi-Azatlık) Meydanında toplanan yüzbinlerle insanın omzunda bugünkü “Şehitler Hıyabanı”na getirilerek toprağa verilen 20 Ocak Şehitleri o andan başlayarak Azerbaycan bağımsızlığının simgesi haline gelmişler. Azerbaycan Vatandaşları her sene 20 Ocak günü sabahın erken saatlerinden itibaren kırmızı karanfillerle şehitler hıyabanına yürüyerek gözyaşları içinde ellerindeki karanfilleri dualarla, Fatihalarla mezarlara bırakarak yad ediyorlar. 20 Ocak katliamı bir korku filminin hayata geçmiş haliydi. O gece öyle kanlı sahneler yaşanmıştı ki, kalemler bunu anlatmaya yetmez.
20 Ocak’a giden süreç Azerbaycan Halkının kendisine Ermeni saldırısı ve Moskova’nın adaletsiz tutumuna yonelik gelişmeler işıgında sekillenmistir. Bu katliam ermenilerin Karabağ’ın Cıdır Düzü’ndeki ağaçları keserek fabrika yapma kararlarından ardından gelişen olayların sonucunda Azerbaycan’daki siyasi gelismelerin Ocak 1990’da durumu daha da gerginleştirdiği noktada yapılmıştır. Böyle bir durumda, SSCB Yuksek Sovyeti Prezidyumu (Başkanlık Divani)’nun 15 Ocak 1990 tarihli “DKÖB ve Bazı Bölgelerde Olağanüstü Hal İlan Etme” kararı, özellikle de bu kararın 7. maddesinde Azerbaycan SSC Yüksek Sovyeti'ne uygulamanın kapsamını Bakü şehrine ve Gence İlie genişletme önerisinde bulunması Azerbaycan Halkı tarafından adaletsiz karar olarak değerlendirilmiş ve tepkiyle karşılanmıştır.
Halkın arabalarla Bakü şehrinin giriş yollarını ve şehirdeki askeri birlik yerleşim bölgelerini barikatlarla kuşatma altına alması üzerine o sırada Bakü'de bulunan SSCB Yuksek Sovyet'ni oluşturan iki meclisten biri olan Birlik Sovyet'inin Başkanı Primakov, SSCB Komunist Partisi Merkez Komitesi Sekreteri Grienko ve SSCB Komunist Partisi Şube Müdürü Mihayılov kamuoyuna Bakü'de olağanüstü hal ilan edilmeyeceğini açıklamışlardır.
Bu sırada Azerbaycan Halk Cephesi (AHC) yönetimi Moskova'nin 15 Ocak kararının Azerbaycan Halkına hakaret anlamına geldiğini ve kararın Cumhuriyetin egemenliğine aykırı olduğunu ifade ederek Azerbaycan Yüksek Sovyeti'ni olağanüstü toplantıya çağırmıştır. 17 Ocak’ta halka duyurulan bu çağrıda, ayrıca, barikatların kaldırılmasi ve şehirde olağanüstü hal uygulanmaya çalışılması durumunda karşı konmaması istenmiştir. Bu gelişmeler üzerine, Sovyetler Birliği’nin Azerbaycanı kaybetmesi ihtimali artınca son çare olarak SSCB Yuksek Sovyeti Prezidyumu 19 Ocak’ta “Bakü Kentinde Olağanüstü Hal İlan Etme” kararı almiştır.
19 Ocak saat 19.27'de Azerbaycan Devlet Televizyonu'nun (AzTV), daha sonra ortaya çıktiğı üzere, SSCB KGB'si tarafından bombalanması sonucu 20 Ocak saat 24.00'den (Türkiye saatı ile 22.00) itibaren geçerli olacak bu karar konusunda halk bilgilendirilememiştir.
Sovyet Ordusunun 20 Ocak’ta ateşli silah kullanarak Bakü'ye ve Azerbaycan'ın diğer bölgelerine girişi sonucunda resmi açıklamalara göre 133 kişi ölmüş, 611 kişi yaralanmış, 841 kişi gözaltına alınmış ve 5 kişi kaybolmuştur.
Sovyet Ordusu’nun Azerbaycan’ı ihlalinden önce Bakü’de bulunan hastaneler, acil servisler boşaltılmıştır. Askerler halka karşı çok acımasızca davranmış, kadın, çocuk ayırmaksızın  önlerine geçen herkesi kurşunlamışlar. Hatta, askerler yaralılara, onlara yardım eden acil servis doktorlarına, hemşirelere bile kurşun atmışlar. Askerlerin kurşunundan yalnız sokaktaki insanlar değil, dışarı çıkmayıp evlerinde oturan kadın ve çocuklar da yaralanmış, vefat etmişler.
Şahitler 20 Ocak gecesi Bakü’ye giren askerler arasında bir zamanlar Bakü’de yaşamış ermenilerin olduğunu da söylüyorlar. Bunun haricinde askerlerin büyük çoğunluğu genç değilmiş. Özellikle Sovyetler Birliği’nin ermenilern büyük ağırlıkta olduğu bölgelerinde yaşayan ve zamanında askerlik yapmış yedeklerden teşkil edilipmiş.
 20 Ocak katliamının ardından, AHC liderleri Tevfik Gasimov, Vurğun Eyubov, Necef Necefov ve milletvekilleri Anar (yazar Anar Rizayev) ve Bahtiyar Vahabzade’nin çabaları ile 21-22 Ocak tarihlerinde olağanüstü toplanan Azerbaycan SSC Yüksek Sovyeti olağanüstü hal uygulamasının durdurulması ve ordunun Bakü’den çıkarılmasını istemiştir. Azerbaycan SSC Yuksek Sovyeti 20 Ocak katliamını soruşturmak için 16 kişilik parlamento komisyonu oluşturmuştur. Komisyon Ocak 1992'de yayınladığı nihai raporunda Sovyet Ordusu’nun Azerbaycanı ihlalinin Azerbaycan Türklerine karşı ağır suç olduğunu, ihlalin esas gayesinin Azerbaycan’ın bağımsızlığının önlenmesi olduğunu belirtmiştir. Raporda dönemin SSCB Devlet Başkanı Gorbaçov, Savunma Bakanı Orgeneral Yazov, SSCB KGB Baskanı Kryuckov, İçişleri Bakanı Bakatin ve diğer üst düzey Sovyet yetkililerin bu katliamdan zincirleme olarak sorumlu oldukları sonucuna yer verilmiştir. Ayrıca Bakü katliamından bu kişilerle beraber totaliter komunist sistem, SSCB Komunist Partisi oligarsi liderliği, KGB, İçişleri Bakanlığı ve devlet propaganda makinesi esas suçlular olarak değerlendirilmiştir.

Eldeniz ABBASLI.

20 Ocak 2015 Salı

20 YANVAR ŞƏHİDLƏRİ İSTANBULDA ANILDI

20 yanvar şəhidləri İSTAD-İstanbul Türkiyə Azərbaycan Həmrəylik və Mədəniyyət Dərnəyinin təşkil etdiyi "Azərbaycanın Müstəqilliyə gedən yolun 20 Yanvar" mövzulu panelle anıldı. 

Çox sayda mötəbər qonağın qatıldığı panelə maraq böyük idi təqdimatını dərnək baş katibi Mətn Yıldırım etdiyi panel, vətən və müstəqillik uğrunda şəhid olan soydaşlarımızın əziz xatirəsinə görə bir dakikalı hörmət duruşu və iki ölkənin milli marşlarının oxunması başladı. Günün məna və əhəmiyyətini ifadə edərək iştirakçıları salamlayan İSTAD sədri Səfər Karakoyunlu "20 Yanvar Azərbaycan Türklərinin 70 illik əsarətə son verdiyi gündür. 20 Yanvar günü Azərbaycan türklərinin var olma yox olma günüdür. 20 yanvar günü Türk dünyasının zalım qarşısında dik dayandığı gündür. 20 yanvar hadisələri Azərbaycan tarixinə qanlı bir faciə olaraq yazıldığı kimi, eyni zamanda bu tarix Azərbaycan Türklərinin milli qəhrəmanlıq günüdür. 1918-ci ildə "bir kərə yüksələn bayraq bir daha enməz" nidaları ilə qiyam qaldıran və şərqin ilk müstəqillik Xalq Respublikasını quran Azərbaycan xalqı 1990 da eyni ruh və düşüncə ilə təkrar ayağa qalxaraq tankların qarşısına qəhrəmancasına tikilmiş, haqsızlıq qarşısında vətənin müstəqilliyini bütün dünyaya eşitdirmişdir. O gün orada şəhid olan 137 Türk övladı müstəqil Azərbaycan dövlətinin təməlini atmış və güclənməsinə vəsilə olmuşlar. Bu gün bu güclü təməl qüvvətlənərək davam etməkdədir. Bu gün olduğu kimi, gələcəkdə də Azərbaycan bölgənin parlayan ulduzu olmağa davam edəcək. Bu sevinc və kədərimizi paylaşarkən Türkiyə Azərbaycan Dərnəyi olaraq Azərbaycanın müstəqilliyi və davamlılığı üçün 20 Yanvar 1990 da Bakı meydanında şəhid olan soydaşlarımızı rəhmətlə və şükranla xatırlayırıq. Ruhları şad məkanları cənnət olsun. "Dedi Daha sonra söz alan Azərbaycan İstanbul Konsulu Kenan Murtuzov 20 yanvar hadisələri ilə əlaqədar geniş malumat verərək, Türkiyə Azərbaycan arasında var olan həmrəylik və qardaşlığının sonsuza qədər sürəcəyini bidirdi. 20 yanvar hadisələri canlı şahidi Yazar kebuteri Hakverdi çox duyğulu bir çıxış edərək "70 il məcburi xidmət etdiyimiz bir dövlətin bizə saldırabileceğini heç bir zaman təxmin etməmişdik" dedi. Panel mühazirəçiləri Anadolu Aydınlar Ocağı Ümumi Başçısı Prof. Dr. İbrahim Öztek, Aydınlar Ocağı Ümumi Başçısı Prof. Dr. Mustafa Erkal, Prof. Dr. Adil Allahverdiyev şahlanış Hərəkatı Ümumi Başçısı Murat Altun, Gürcüstan Azərbaycanlı şagirdləri təmsil Hakim Zebarlar və İSTAD Qadın qolları başçısı Nebahat Kirman günün məna və əhəmiyyətini ifadə edən danışmalar etdilər. Panel 20 Yanvar şəhidlərini izah edən fotoşəkil sərgisi və belgeselle sona çatdı. Program sonunda şəhidlərin ruhuna dualar okundan ikramlar edildi.

Kəbutər HAQVERDİ.
İstanbul.